Buradasınız: Haberita » CBS » Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ile “Temiz Ergene”

Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ulaş TEZEL’in yürütücüsü olduğu ve yine aynı enstitüden Prof. Dr. Işıl BALCIOĞLU’nun araştırmacıları arasında yer aldığı TÜBİTAK projesi kapsamında, Ergene Nehri’ne salınan kirleticilerin belirlenmesi, bunların kaynaklar ile ilişkilendirilmesi ve bu kirleticilerin havza üzerindeki etkisinin kapsamlı bir şekilde incelenmesi planlanıyor. Proje sonucunda Ergene Havzası su kalitesi yönetimi için kullanılacak bir yazılım hazırlanması hedefleniyor.

Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr Ulaş TEZEL, toplam alanı 12 bin 438.2km²’yi bulan ve önemli bir bölümü tarım arazilerinden oluşan Ergene Havzası için TÜBİTAK ‘1003 Öncelikli Alanlar AR-GE Projeleri‘ kapsamında yürütülecek proje (115Y064) hakkında Boğaziçi Üniversitesi Kurumsal İletişim Ofisi’ne yaptığı açıklamada, Ergene Havzası’nın, arıtılmadan deşarj edilen evsel atık sular, düzensiz depolama sahalarından kaynaklanan sızıntı suları, tekstil, gıda ve kimya endüstrilerinden kaynaklanan atık sular, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinden kaynaklanan kirlilik tarafından baskı altında olduğu belirterek, şu bilgileri verdi:

Boğaziçi Üniversitesi kirlilik kaynaklarının Ergene Havzası üzerindeki etkisini ‘’Kirletici Parmak İzleri’’ ile tespit edecek.

Boğaziçi Üniversitesi kirlilik kaynaklarının Ergene Havzası üzerindeki etkisini ‘’Kirletici Parmak İzleri’’ ile tespit edecek.

“Ben Lüleburgaz’da doğup büyüdüm. Bu nedenle havzada 1980’den bu yana gerçekleşen çevresel değişimin canlı tanığıyım. 1980’lerin ortalarından sonra Ergene Havzası’nda hızlı bir sanayileşme başladı. Bugün itibariyle havzada 2 bin 37 sanayi tesisi bulunmaktadır. Havzada üretilen günlük endüstriyel atıksu miktarı 460 bin metreküptür. Buna evsel atıksu da eklendiğinde toplam atıksu miktarı 700 bin metreküpü bulmaktadır. Vahim olan durum ise Ergene Nehri’ne deşarj edilen atıksu miktarı nehrin debisinin 6 katıdır. Yani Ergene Nehri şu anda neredeyse bir atıksu kanalı gibidir. TC Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın sürdürdüğü Ergene Havzası Koruma Eylem Planı kapsamında yeni atıksu arıtma tesisleri yapılmakta, Ergene Nehri su kalitesinin sürekli olarak izlenmesi için gözlem istasyonları kurulmaktadır. Bu tür eylemler sonucunda 4. sınıf (çok kirlenmiş su) olan nehir su kalitesinin 2016’da 3. Sınıf (kirlenmiş su), 2020’de ise 2. sınıf su (az kirlenmiş su) kalitesine getirilmesi hedeflenmektedir. 2011’de yürürlüğe giren Eylem Planı kapsamında yapılması hedeflenen faaliyetlerin sürdürülebilir şekilde hayata geçirilmesinde, karar vericilere destek olacak “kapsamlı” ve “fonksiyonel” bilgi sistemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Şu anda havza için hazırlanmış Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) sadece eldeki verileri ihtiva etmektedir. Havza için hazırlanan Eylem Planı doğrultusunda yapılan iyileştirmelerin su kalitesi üzerindeki etkilerinin belirlenmesi için bu verilerin kapsamının arttırılması ve CBS’nin sürdürülebilir su kullanımı için ilave girdilerle daha etkin bir şekilde kullanılması gerekmektedir.”

Proje kapsamında mevcut kirletici verilerinin kapsamı ve kullanımı arttırılacak

CBS’nin sürdürülebilir su kullanımı için ilave girdilerle daha etkin bir şekilde kullanılması gerekiyor.

CBS’nin sürdürülebilir su kullanımı için ilave girdilerle daha etkin bir şekilde kullanılması gerekiyor.

Havza için halihazırda takip edilmekte olan kirletici verilerinin salındığı kaynak hakkında spesifik bilgi vermeyen konvansiyonel su kalitesi parametreleriyle sınırlı olduğuna dikkat çeken TEZEL, ölçülen su kalitesi parametrelerinin doğal ortama bırakılan kirleticilerin toksik, mutasyon-yapıcı, kanser-yapıcı, salgı-bozar özellikleri gibi toplum ve çevre sağlığını etkileyen faktörler hakkında da bilgi vermediğini belirtti.

“Kirletici parmak izleri” kullanılarak kirlenmeye yol açan kaynakların belirlenebileceğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Ulaş TEZEL sözlerine şöyle devam etti: “Oysa her noktasal ve yayılı kirletici kaynağının, o kaynakta kullanılan kimyasallar ve uygulanan proseslere dayalı bir kirletici profili vardır. Bu profil kaynağa özgü olduğu için “kirletici parmak izi” olarak adlandırılır. Kirletici parmak izleri kullanılarak kaynakların alıcı ortamlardaki baskısı tespit edilip, çevre ve insan sağlığı üzerinde oluşturdukları tehdit belirlenebilir. Bu projede, kirletici parmak izleri, CBS veri tabanı ile bütünleştirilip; kirletici kaynaklarının tespitinde ve bu kaynakların Ergene Nehri üzerindeki bağıl baskısını belirlemede bir gösterge olarak kullanılacaktır.”

Hedef, temiz Ergene için etkin önlem alınması

Kirletici parmak izleriyle kapsamı arttırılan CBS veri tabanına, Ergene Havzası Eylem Planı kapsamında işleme geçirilen faaliyetlerin performansının değerlendirilmesi için fonksiyonellik katılacağını belirten TEZEL, bu doğrultuda, Havza için hazırlanacak bütünleşik hidroloji, hidrodinamik ve kirletici taşınım modelleri de kapsamlı CBS veri tabanına eklenerek, entegre ve fonksiyonel bir karar destek sistemi oluşturulacağını söyledi.

Hem bütçe hem de araştırmacı sayısı bakımında büyük bir projenin uygulamaya alındığını belirten TEZEL, “Projede Boğaziçi Üniversitesi dışında, İTÜ, ODTÜ, Kocaeli Üniversitesi, Namık Kemal Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi ve Georgia Institute of Technology’den toplam 9 araştırmacı mevcut. Konu hakkında bilimsel deneyimi yüksek ekibimiz ile geliştireceğimiz Fonksiyonel Entegre Coğrafi Bilgi-Yönetim Sistemi’nin (FEnCY) Ergene Havzası Koruma Eylem Planı doğrultusunda gerçekleştirilecek faaliyetlerin performansının değerlendirilmesine ve havzayı etkilen kirletici kaynaklarının belirlenip, o kaynaklara yönelik daha etkin önlemler alınmasında fayda sağlayacağı düşünülmektedir. Hedefimiz; “Temiz Ergene” için bir araya gelip, mükemmel bir proje ortaya çıkarmak.” dedi.

Fotoğraflar : Ergene Platformu arşivi

Telif Hakkı: © 2010 - 2017 Haberita - Tüm hakları saklıdır.