Buradasınız: Haberita » İş Dünyası » Hem Devlette İş Garantisi Hem de Yurtdışı Eğitim Fırsatı Bölüm 3

Naime Çelik YLSY 2009

Naime ÇELİK, "Amerika benim için yepyeni bir başlangıç oldu." dedi.

YLSY ile özel haber dosyasının üçüncü bölümünde YLSY bir bayan öğrencinin ve yüksek lisansa başlamış bir öğrencinin gözünden aktarılacak. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) bursiyeri olarak Amerika’da şu an dil öğrenimi gören Naime ÇELİK ve Afyon Kocatepe Üniversitesi bursiyeri olarak Amerika’da Ohio State‘te yüksek lisans öğrencisi olan Mehmet Ali UĞUR Haberita‘ya özel açıklamalarda bulundular.

Naime ÇELİK, Yıldız Teknik Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü’nden 2009’un Ocak ayında 3,33 ortalamayla bölüm ikincisi olarak mezun oldu. Lisans döneminde daha çok gayrimenkul değerleme alanına ilgi duyan ÇELİK, bu alan üzerine derslerde yer almaya çalıştı. Mezun olduktan sonra Fatih Belediyesi’nin 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesi kapsamında gerçekleştirdiği 6 aylık kursta yer aldı. O dönemde hayalinde belediyede restorasyon alanında çalışmak vardı fakat bu işte gerçekte düşündüğü gibi mutlu olamadı. Sonrasında İTÜ Geomatik Mühendisliği Bölümü’nde yüksek lisansa başlayan Naime ÇELİK, bir yandan da bir gayrimenkul değerleme firmasında çalışmaya başladı. Naime ÇELİK, lisans döneminden beri takip ettiği YLSY bursu ile o andaki imkanlarını karşılaştırdığında tereddütsüz bu bursu tercih ettiğini ifade etti.

“Amerika benim için yepyeni bir başlangıç oldu.”

Naime Çelik YLSY 2009

ÇELİK, "Türkiye'de biz hata yapmaktan korkar olmuşuz." dedi.

Naime ÇELİK, ALES’ten aldığı 81 puanla Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO)’nın GPS, Uzaktan Algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemi alanında burs kazandı. Amerika’da Indiana Üniversitesi’nde 4 aydır dil öğrenimi gören ÇELİK, “Amerika benim için yepyeni bir başlangıç oldu. Dil öğrenmek gerçekten insana yepyeni bir bakış açısı kazandırıyor. Farklı bir özgüven veriyor.” dedi.

Harita Mühendisliği Bölümü’nden öğrenci gönderiminde 3.dönem olması sebebiyle birçok kişinin bu burstan haberi olmadığını söyleyen ÇELİK, bu bursun harita mühendisleri için büyük bir fırsat olduğunu ve sıkı sıkı tutunmak gerektiğini vurguladı. Gideceği dönemde KPSS ile devlete yerleşebilecek durumda olduğunu fakat orada da yükselmek için yabancı dilin şart olduğunu ifade eden ÇELİK, “Yabancı dil nerede olursam olayım bana engel olacaktı, o yüzden KPSS ile devlette çalışmak yerine daha büyük bir hedef koyarak kendimi eksik hissetmemem adına hem iyi bir yabancı dile sahip olabileceğim hem de hayata daha geniş perspektiften bakabileceğim bir yere gitmeyi tercih ettim.” dedi.

Adayların dil öğrenimi görecekleri yeri dikkatli seçmeleri gerektiğini söyleyen ÇELİK, “Bilinçli olarak burayı seçemedik. Biz buradaki dil eğitimini tamamladığımızda tekrar bizden toefl yeterliliği istiyor üniversiteler fakat daha kaliteli üniversitelerde dil öğrenimi görüldüğünde ekstradan toefl istemeyebiliyorlar. Bu yüzden adayların dil öğrenimi görecekleri üniversiteyi dikkatli seçmelerini tavsiye ediyorum.” dedi.

Naime Çelik YLSY 2009

ÇELİK, "Akademisyenler sizi dinliyor, görüşleriniz onlar için çok önemli." dedi.

“Akademisyenler sizi dinliyor, görüşleriniz onlar için çok önemli.”

Gelmeden önce bazı endişelerinin olduğunu fakat Amerika’da yaşamaya başlayınca bambaşka bir ortamla karşılaştığını dile getiren ÇELİK, “Açıkçası ben gelmeden önce çok tedirgin oldum. Gelmeden önce nerde kalacağız, kim bize yardım edecek diye endişeliydim. Geldiğimde bana yardım edebilecek kimse yoktu. Bu yüzden sürekli yardım edebilecek birilerini arıyordum. Buradaki okul belgeleri herkese farklı bir zamanda gönderdiği için toplu bir şekilde gelemedik. Benden daha önce gelen arkadaşlarım yardım etti ve paylaşımlı oda tuttum. İmkanlarım İstanbul’dan çok daha iyi ve İstanbul’da okumak buradan daha tedirgin ediciydi. İngilizcem iyi değildi, geldiğimde havalimanında ulaşım için kart almakta zorlandım. Ancak zaman geçtikçe ve alıştıkça kendimde çok büyük bir farklılık hissetmeye başladım. Gerçekten özgüven kazanıyorsunuz, insanlar size bir birey gibi davranıyor. Akademisyenler sizi dinliyor, görüşleriniz onlar için çok önemli. Kendi toplumunuza dışardan bakma olanağınız oluyor. Nelerin eksik nelerin daha iyi olduğunu görüyorsunuz.” dedi.

“Türkiye’de biz hata yapmaktan korkar olmuşuz.”

Amerika’daki öğrenci profilininde farklılıklarına değinen Naime ÇELİK, “öğrencilerin yoğun olduğu bir şehirde öğrenim görüyoruz. İlk şaşırdığım nokta herkes birbirine selam veriyor, çok rahat dialoğa girebiliyorsunuz. Belki farklı kültürden geldiğimiz içindir, insanlar birbirlerini tanımak istiyorlar.  Türkiye’de çok fazla eleştirildiğimi farkettim fakat burada bölümünüzü, çalıştığınız alanı söyleyince sizi daha cesaretlendiriyorlar, sizi motive ediyorlar. Ayrica her öğrenci mutlaka bir sosyal faaliyet içinde. Ya piano çalıyor, ya spor yapıyor, ya da farklı bir etkinlik içerisine dahil oluyor. Biz hata yapmaktan korkar olmuşuz. Burada niye çekiniyorsun diyorlar, bana da şarkı söylemeyi öğretmeye çalışıyorlar, çekinecek bir şey olmadığını üstüne basa basa söylüyorlar.” dedi.

“Öğrencinin çalışmasının takdir edilmesinin bir öğrencinin özgüvenini kazanması açısından ne kadar önemli olduğunu burada gördüm.”

Mehmet Ali Uğur YLSY 2008

UĞUR, "Burada akademisyenler öğrencilerden fazla çalışıyor." dedi.

Akademisyenlerin öğrencileri takdir etmesine değinen ÇELİK, “Akademisyenler kursta yazdığım herhangi bir yazıya bile, şu fikrini çok beğendim diyorlar. Sizinle birey olarak ilgileniyorlar. Türkiye’de akademisyenlerin öğrencilerle diyaloğu bu kadar sık değil. Türkiye’de birçok A aldigim ders olmasına rağmen akademisyenlerin yorum yapması ya da takdir etmesi pek alışıla gelmiş bir durum değildi. Öğrencinin çalışmasının takdir edilmesinin bir öğrencinin özgüvenini kazanması açısından ne kadar önemli olduğunu burada gördüm.” dedi.

“Çorum’dan şantiyeden bir günlüğüne izin alıp İstanbul’a gidip tekrar işime dönüyordum.”

Mehmet Ali UĞUR, Yıldız Teknik Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü’nden 2008’in Haziran ayında 2,82 ortalamayla mezun oldu. Lisans döneminde daha çok Jeodezi ve GPS Teknolojisi alanına ilgi duyan Mehmet Ali UĞUR, Doç. Dr. Uğur DOĞAN’ın TÜBİTAK projesinde yer aldı. Mehmet Ali UĞUR’un hikayesindeki en önemli noktalardan biri üniversitedeyken yoğun bir iş temposunda çalışmasına rağmen 2,75’in üzerinde ortalama yaparak bu bursa hak kazanması. Öğrencilik döneminde Belde Planlama Mim. İnş. Ltd. Şti.’de çalışan Mehmet Ali UĞUR, Çorum’dan şantiyeden bir günlüğüne izin alıp İstanbul’a gidip tekrar işine dönüyordu. Mezun olduktan sonra Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde kontrol mühendisliği olarak çalışırken bir gazetede yer alan ‘böyle bir burstan kimin haberi var’ başlıklı bir habere rastladı. Bu haberden sonra bursa başvurmaya karar verdi ve ALES’ten aldığı 78 puan ile Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin GPS teknolojisi alanında bursa hak kazandı. Mehmet Ali UĞUR yaklaşık 1,5 senedir Amerika’da ve şu anda harita mühendisliğinde önemli Amerikan Üniversitelerinden biri olan Ohio State Üniversitesi‘nde yüksek lisans yapıyor.

Mehmet Ali UĞUR, ilk önce Kanada’ya başvurduğunu fakat orada ateşelik olmadığından dolayı dil öğrenimi göreceğin okulu kendin bulman gerektiğinden ve birkaç başka nedenden dolayı Kanada’dan vazgeçtiğini ifade etti.

Mehmet Ali Uğur YLSY 2008

UĞUR, "Seminerlere katılmak en az yüksek lisans derslerine katılmak kadar önemli." dedi.

Mehmet Ali UĞUR, buraya gelmeyi düşünen adayların kendilerine uygun alan çıkmaz ise bu burstan vazgeçmemelerini vurgulayarak, “Bizim mesleğimizde alanlar çok birbirinden bağımsız değil. Buraya karayolları alanı üzerine gelseydim, yine ben onu GPS veya CBS ile birleştirebilirdim. Başka bir anabilim dalında tezimi yapabilirim. Milli Eğitim Bakanlığı size bir danışman atıyor, danışmanınız size onay verdiği takdirde alan konusunda veya çalışma konunuzda bir sorun yaşamıyorsunuz. Bu söylediklerim özellikle üniversite adına buraya gelecekler için geçerli ama TCDD gibi kurumlarda tabi alanlar biraz kısıtlanabilir.” dedi.

YTÜ’de bir insanın nasıl başarılı olacağını değil de nasıl başarısız olacağını çok iyi öğrenmiştim.”

Yabancı dil yeterliliğine de değinen UĞUR, “Ben Yıldız Teknik Üniversitesi’nde hazırlığı geçememiştim. 3.sınıfta hazırlığı geçebildim. İngilizcem çok kötüydü. Bursu kazandıktan sonra Marmara Üniversitesi’nde dil eğitimi gördük. Ben YTÜ’de bir insanın nasıl başarılı olacağını değil de nasıl başarısız olacağını çok iyi öğrenmiştim. O yüzden Marmara Üniversitesi’nde yoğun çalıştım ve 2.ayın sonunda intermediate olmuştum ve Amerika’ya gittiğimde intermediate’nin 3.kurundan başlayabildim. 2009 yılının Haziran ayında dil eğitimine başladım, Şubat ayında toefl ve GRE sınavlarından yeterlilik aldım.” dedi.

MIT ve Stanford Üniversiteleri gibi Amerika’nın sayılı üniversitelerine de başvurduğunu anlatan UĞUR, bu üniversitelerde adayların lise diplomasına kadar incelendiğini ve girebilmek için mutlaka bu üniversitelerden mezun olanlardan referans mektubunuz olması gerektiğini söyledi. Bu üniversitelerden kabul alamayınca sonraki hedefi olan Ohio State Üniversitesi’ne başvuran UĞUR, hocalarla iletişimde olmanın önemini vurgulayarak, irtibat kurduğum Ohio State’den hocam kabul almamda önümü açtı dedi. Bu süreçte YTÜ’den hocalarım Doç. Dr. Uğur DOĞAN ve Yrd. Doç. Dr. Niyazi ARSLAN okul seçimimde çok yardımcı oldu diyen UĞUR, hocalarım referans mektuplarıyla destek vererek engelleri daha rahat aşmamı sağladılar dedi. UĞUR, yeterlilik açısından genelde GRE(sayısal sınav) ve GREMAT (sözel sınav) sınavlarından toplamda en az 1100 puan, toefl’dan ise en az 80 puan almak gerektiğini sözlerine ekledi.

“Burada akademisyenler öğrencilerden fazla çalışıyor.”

Mehmet Ali Uğur YLSY 2008

UĞUR, "Çorum'dan şantiyeden bir günlüğüne izin alıp İstanbul'a gidip tekrar işime dönüyordum." dedi.

Akademisyenliği düşünmeyen biriydim diyen Mehmet Ali UĞUR, “Kendi şartlarımla yabancı dil öğrenmek ve burada eğitim görmek için Amerika’ya gelemezdim. Benim gibi İngilizcesi yeterli olmayan insanlar için bu burs çok büyük fırsat.” dedi.

Amerika’daki akademisyenlerdeki farklılıklara da değinen UĞUR, “Burada akademisyenler öğrencilerden fazla çalışıyor. Ödevi bizden bir hafta sonra istiyorlar, biz 8 öğrenci ödevi verdiğimizde, hocamız ertesi gün veya iki gün sonra bize inceleyerek tekrar geri veriyor. Final sınavına giriyoruz bir gün sonra notumuz açıklanıyor. Akademisyenler her yıl müfredatını güncelliyorlar ve her yıl o ders için başka bir web sitesi açıyorlar. Ezbere dayalı bir konu anlatımı yok. Örneğin koordinat sistemlerini anlatırken, onun niye elipsoid olduğunu, elipsoidin niye uluslararası olduğunu, elipsoidler arasındaki farkları, elipsoidin niye lokal niye uluslararası seçildiğini ondan sonra projeksiyonu seçmenin özelliklerini anlatıyorlar. Burada bize kendi projeksiyonumuzu çizdirdiler. Örneğin bize öyle bir projeksiyon yap ki bulunduğumuz şehir abartılı çıksın, bütün dünya küçük o büyük çıksın diye ödev verdiler. Burada akademisyenler derste zaman kaybettirecek şeyleri öğrenciye ödev veriyor.” dedi.

“Seminerlere katılmak en az yüksek lisans derslerine katılmak kadar önemli.”

Üniversite’nin teknolojik alt yapısından da bahseden Mehmet Ali UĞUR, “Öğrenciler kendi yönetim panelinden akademisyenlerin yüklediği dosyaları, e-kitapları indirebiliyorlar. Akademisyen o hafta ile ilgili dökümanı yüklüyor, cumaya kadar zaman tanıyor ve o dökümanla ilgili sistemde tartışmalar bölümünde bir fikir beyan etmeni bekliyor. Yüzyüze görüşme çoğunlukla olmuyor fakat anlamadığım yeri akademisyene odasına sormaya gittiğim zaman odasındaki tahtada hemen anlatmaya başlıyor.” dedi.

Türkiye’de sınav sistemini iyi öğrendiğimizi düşünüyorum diyen Mehmet Ali UĞUR, 1 saatlik sınavı kısa sürede bitirebiliyorum fakat buradaki öğrenciler çok alışkın olmadıklarından daha fazla zorlanıyorlar dedi. Öğrencilerin sürekli seminerlere katılarak sosyalleştiklerini ifade eden UĞUR, seminerlere katılmanın en az yüksek lisans derslerine katılmak kadar önemli olduğunu vurguladı.

Telif Hakkı: © 2010 - 2017 Haberita - Tüm hakları saklıdır.